Temel
kamyonuyla yokuş aşağı inerken freni patlar
ve kamyonu son sürat gitmeye başlar, ve kamyon
bir kavşağa gelir temel bir bakar sağ tarafta
pazar kurulmuş yüzlerce insan ,soluna bakar bir
tane çocuk. Pazara girip yüzlerce insanı
öldüreceğine çocuğa çarpmayı tercih eder.
Ertesi gün gazeteler şöyle yazar TEMEL
KAMYONUYLA PAZAR YERİNE GİRDİ 20 ÖLÜ 50
YARALI. Temele sorarlar niye pazara daldın?
Diğer yöne gitmedin? -Temel cevap verir -BENİM
NİYETİM ASLINDA ÇOCUĞU EZMEKTİ. ÇOCUK PAZAR
YERİNE KAÇINCA .......
Temel
hayvanları araştırma konusuna oldukça ilgi
duymaktaymış. Birgün bu merakını gidermek için
laboratuarını kurarak çalışmalara
başlamış. Örnek hayvan olarak bir PİRE
almış. Çok hassas aletler ile bu işe
başlayan Temel, eline çok hassas bir neşter
alarak pirenin ayaklarının ucundan biraz
kesmiş ve masanın üzerine bırakmış ve
pireye ZIPLA BAKAYIM diye seslenmiş, doğal
olarak zıplayarak dolaşan bir hayvan olan pire
yarım yamalak da olsa zıplamış, o sırada
Temel hemen yakalayarak ayaklarının tamamını
yontmuş ve masanın üzerine tekrar bırakarak
seslenmeye başlamış. ZIPLA BAKAYIM, ULA
ZIPLASANA, ZIPLA BE HAYVAN. Fakat ayakları
kesilen pireden hiçbir hareket yok..... Temel
hemen kalem kağıdı alarak raporu yazmaya
başlamış. PİRE incelendi. SONUÇ:
"PİRE'nin ayakları kesilince kulakları
duymamaktadır."
Temel bilim
adamı iken bir arkeoloji araştırmaları
konferansına davet edilir. Amerikalılar
anlatmaya başlar; -Biz ülkemizde yaptığımız
kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon
kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız
asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra
türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya -Biz
ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre
aşağı indik ama birşey bulamadık. Öyleyse
atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.
Temel'e
sormuşlar.Hangi tür seksten hoşlanırsın ?
Temel cevap vermiş."Toplu seksten"
Neden ? demişler. Cevap vermiş. "Kaytarması
kolay oluyor"
Temel
eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane
açacak parası yok, Girmiş bir eczaneye:
- Beyefendi sizde soğan var mı?
Adam Temel'i başından savmış.Temel bu durur
mu? Hergün yeni saçma soru larla geliyormuş.
Birgün eczacı Temel'e:
-Kardeşim senin derdin ne? -Burayı bana sat.
Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmış,birkaç
gun sonra Eczaneyi satan adam içeri girmiş,Temel'e:
-Siz de soğan varmı? demiş...
Temel adama 'biz de soğan var ama senin reçeten
var mı?'demis....
Titanik
battığında üç kişi kurtulur.
(İngiliz,Fransız ve Temel)İngiliz sadece golf
sopasını, Fransız sadece golf topunu, Temel de
hamsi konservesini kurtarabilmiş. Bunların
canları çok sıkılmış. Fransız hadi golf
oynayalım demiş. İngiliz de katılmış. Temel
de çok sevinmiş sonra da benim hamsiyi yeriz
,ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum
deyince ,çok kolay, Sopa, top ve delik lazım
demişler.
İngiliz: Bende sopa var.
Fransız: Bende de top var.
Temel: Ben oynameyrum.
Bir Fransız
bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından
sonra ıssız bir adaya çıkarlar. İngiliz
kumsalda bir lamba bulur. Fransız bunun
Aladdin'in lambası olabileceğini söyler ve
lambayı ovuşturur. Gerçektende lambadan bir
cin çıkar. "Ne dilerseniz dileyin
benden" der. İngiliz "Ben ailemin
yanına İngiltereye gitmek istiyorum" der.
Cin isteyi yerine getirir. Sıra Fransız'a
gelir. Oda ailesinin yanına Fransaya gitmek
ister. Onun isteyide yarine gelir. Sıra
Temeldedir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk
olmasını söyler. Temel etrafına bakar ve
cin'e dileyini söyler. "Arkadaşlarımda
gitti ben bu ıssız adada yalnız kaldım onun için
arkadaşlarımı geri getirmeni istiyorum"
der.
Temel
Londra'da otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.
'Ulan' diyor, __Ben aşağıdan içki isterken
Laz olduğum anlaşılır mı acaba? Geçiyor
aynanın karşısına ve prova yapıyor... __Bana
bir fvisku,,,,,yok böyle anlarlar
__Bana bir raki......'yok' diyor 'böyle de
anlarlar.
__Bana bir bira.... Tamam diyor böyle iyi
anlamazlar.... Ve aşağıya iniyor, masaya
dirseklerini dayıyor ve sesleniyor. Barmen bana
bir bira. Barmen Temeli biraz süzdükten sonra
soruyor: __Birader sen laz mısın?
Temel _uuuy nasıl anladın diyor;
_burası resepsiyon da bar karşıda......!
Temel şehre
inmiş. Bakmış pencere kenarında bir papağan.
İçinden: _Allah allah kuşa bak yav....demiş.
Tabi bu arada papağan da Temel'in kendisine
baktığını görüp: _Ne bakıyorsun
hemşerim... demiş. Temel biraz şaşkınlık
biraz da saflıkla: _Afedersun hemşerum. Ben
seni kus sandiydum.
Temel bir gün
bir hayvanat bahçesine gitmiş. Akvaryumların
yanında birini görmüş. Adam elini akvaryumun
neresine götürse balık da takip ediyormuş.
Temel sormuş:
- Ula bu nası oliyi?
Adam: - Her zaman daha zeki olan yaratıklar
kendinden daha az zeki olanları yönetebilirler
demiş.
Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra
geldiğinde bir de ne görsün? Temel akvaryuma ağzını
yapıştırmış. Balık gibi bir açıyor bir
kapıyor.
Temel bara
gitmiş. Yanındaki kadınla sohbet ederken
kadın:
-Ben lezbiyenim , demiş.
Temel lezbiyenin ne olduğunu sorunca, kadın:
-Ben yalnızca kadınlarla beraber olurum,
demiş.
Temel' in hoşuna gitmiş.
-Pen ta sizin cibu lezbiyenum, demiş.
Temel Kamyon
şoförü.. Kamyon çok yüklü, yükseklik 6
metre... Bir köprüye yaklaşıyor.. Köprünün
üstünde azami yükseklik 4 metre yazıyor.
Temel sağına soluna bakıyor ve: "
Polis yok geçerim" diyor.
Temel Laz
olduğu için kendinden nefret ediyormuş.
Amerikaya gitmiş ve birçok ameliyattan sonra
burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde İngilizce
öğrenmiş ve meşhur bir piyanist olmuş. Birgün
büyük bir topluluğa konser verdikten sonra
seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses
duymuş:
-Helal sana hemşerum, çok iyi çalayusun da!
Temel: - Benim Laz olduğumu nereden anladın
yahu. Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü
ameliyat oldum.
- Nasıl anlamayayım, demiş adam. Bütün
piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine
çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu
kendine çekeyusun da!!!!!!
Nasa uzay araştırma
merkezi, günlerden bir gün Mars'a gidebilecek
bir mekik yapar. Bu mekiğe üç ayrı ülkeden
üç astronot binecektir. Bunlar bir Fransız,
bir Alman ve Türkiye'den de Temel'dir. Bunlara
orada uzun süre kalacaklarını ve bu yüzden
yanlarına en çok sevdikleri şeyi almalarını
söylerler.
Alman: "Ben içki içmeden yapamam bana
içki verin der."
Fransız: "Ben karım olmadan yapamam onuda
götüreyim der."
Temel: "Ben da sigarasuz edemam," der
ve sigara ister.
Aradan yıllar geçer artık mekiğin döneceği
gün gelmiştir. Onlar için büyük bir tören
düzenlenir. Önce Fransız iner mekikten
yanında karısı ve iki küçük çocuğu
vardır. Sonra Alman, gözleri kan çanağı
gibi, sendeleyerek iner mekikten. En son Temel
fırlar ve elinde bir sigara, bağırır:
"Uyy hemşerum! Ateşi olan var
mi??"
Dursun
Temel'e sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi
yiyepilursun?
Temal - 100 tane demiş.
Dursun - Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin
geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demiş.
Bu espri Temel'in çok hoşuna gitmiş. Yolda
Cemal'i görmüş ve hemen sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi
yiyepilursun ?
Cemal - 50 demiş.
-Ha uşağum 100 deseydun sana müthiş bir
espiri yapacaktum demiş.
Temel ile
Dursun bir yarışmaya katılırlar. Bu
yarışmada en çok yerli öldürene, 100.000$
verilmektedir. Bunlar yerli avlamak için
Amerika'ya giderler 3-4 gün aramalarına rağmen
bir tane bile yerli öldürememişlerdir. Bunlar
bir gün sabah kalktıklarında etrafların da
100'ü aşkın yerli bulurlar.
Temel Dursun'a: La Dursun kalk zengin olduk!
Temel ile
Dursun ormanda uyuyorlar. Bir ara Temel Dursun'a
sesleniyor.
_Dursun ormanın güzelliğine bak.
Dursun: _Ağaçlardan göremiyorum ki
MİT eleman
alımı için duyuru yapar. Üç kişi başvurur.
MİT binasında adayların hepsiyle tek tek görüşmeler
yapılmaktadır. İlk adam içeri alınır ve su
sorular sorulur. "Karını
seviyormusun?" "Evet, efendim"
"Ülkeni seviyormusun?" "Evet ,
efendim" "Pekala , biz karını da
getirdik. Şu an yan odada." denir ve
masanın üzerine bir tabanca konur. "Şimdi
odaya gir ve karını öldür.!" Adam silahı
alır yan odaya geçer. 5 dakika hiç ses
duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya geri döner.
Kravatı gevsemiş, ter içinde kalmıştır.
"Yapamıyacağım efendim." der ve
orayı terk eder. İkinci adam içeri alınır.
Aynı sorular sorulur. Aynı yanıtlar. Ve ona da
içeri girip karısını öldürmesi söylenir.
Adam yapamayacağını söyler ve ayrılır. Son
adam Temel girer. Aynı sorular. Aynı cevaplar.
Ona da içeri girip karısını öldürmesi
söylenir. Temel içeri girer. 5-10 saniye sonra
içerden silah sesleri gelmeye başlar.
BAM,BAM,BAM,BAM,BAM,BAM .... Derken kısa bir
sessizlik ve ardından gürültülü bir cam kırılması
duyulur. Temel içeri girer , biraz terlemiştir.
MİT personeli sorar "Ne oldu ?" Temel
cevaplar.. "Efendim bana verdiğiniz
silah kurusıkı çıktı, o yüzden onu
pencereden aşağıya atmak zorunda kaldım"
Temel uzak
doğuya gider. 250$ verip bakınca insanları çıplak
gösteren gözlüklerden alır. Takar bakar çıplak,
çıkarır bakar giyinik. Çok hoşuna gider.
İkide bir takıp, çıkarır. Eve gözünde
gözlük gider, bakar Fadimeyle sütçü çıplak.
Gözlügü çıkarır bakar çıplak. Takar bakar
çıplak. Müthiş canı sıkılır ve Fadimeye
derki:
-Ula Fadime 250$ verdim hemen bozuldu..!!!!
Temel
İngiltere'ye gidecekmiş. Arkadaşı Cemal
İngiltere'de trafiğin soldan olduğunu ve bunun
Temel için oldukça tehlikeli olacağını söyleyip,
dikkatli sürmesini ögütlediğinde, Temel: "Merak
etme yegen dün Rize'den Samsun'a soldan gittim,
bunun ne kadar tehlikeli olduğunu bilirim daa
!!!"
|